28
Sakarya Üniversitesi Girişimcilik üzerine konuşma notlarım
0 Comments | Posted by admin in sadık
25 Şubat’ta Sakarya Üniversitesi Kariyer Kulübü’nden Girişimcilik üzerine konuşmaya davet edildim. Bu yazıda sunum esnasında anlattıklarım bazı noktaları paylaşacağım.
Gerçekten kendi işinizi kurmak istiyor musunuz?
Resimde spor merkezine giden iki kişi var. Birazdan içeride kalori yakmak için değişik aletlerle spor yapacaklar ama kapıdaki merdiveni değil, yürüyen merdiveni seçiyorlar. Sizce gerçekten spor yapmaya kararlı insanlar mı? Bir girişim zorluklarla doludur. Muhsebesi, operasyonu, pazarlaması, hukuki boyutu gibi önceden tahmin edilemeyecek zorluklar vardır. Bunlar için gerçekten özverili çalışmaya kararlıysak, kendi girişimimizin de zorlu yollarından yardım almadan geçmeliyiz. Büyük düşünüp küçük başlamalıyız.
Müşterilerimizi gözünden tanımalıyız.
Kim olursa olsun birine bir şey satmak istiyorsak, karşımızdakini tanımamız gereklidir. Her zaman karşımızdaki kişi ile ilgili bilgiler bize önceden gelmeyecektir. Karşımızdan aldığımız ufacık ipuçları bile bizi satışta başarılı kılmaya yeter. Sağduyumuzu güçlendirmeliyiz. Bunun da en etkili yolu sürekli daha çok insan tanımaya çalışmaktır. Fuar gezmek mesela…
Karşımızda iki kişi var mesela… Bunlardan birinin adı Buba, diğerinin adı Kiki. Sizce hangisi Buba? Hangisi Kiki?
19
2010′un en iyi yatırım araçları internet girişimleri.
0 Comments | Posted by admin in İş hayatım
İddialı bir başlık ile başladık. Haberlerde, gazetelerde sık sık okuyoruz. Facebook’a xxx kadar değer biçildi. Google, Youtube’u xxx milyar dolara satın aldı… Bu haberlerden sonraki 2 hafta boyunca herkes daha büyük bir hevesle internet girişimcisi olmak istiyor. Tabi ki iyi bir internet girişimi gerçekleştirmek için fikir bulmak kadar yatırımcı bulmak da büyük önem taşıyor. Bu iş için de Türkiye’deki en doğru adres etohum. Etohum’un temel misyonu girişimci ile yatırımcıyı tanıştırmaktır. Bu sene de 30 Ocak’da 2010 yılının etohum firmaları açıklanacak. Geç kalmadan siz de kayıt yaptırın bence…
etohum, 2010’da yatırım yapılacak yeni internet girişimcilerini 30 Ocak toplantısında açıklıyor! etohum’un destekleyeceği adaylar şubat ayında 4 günlük etohum Girişimcilik Kampı’na katılacak.
Yeni ekonomiyle ilgili bilgi ve iş fikri sahibi olan girişimcilerle bu konuda yatırım yapabilecek şirket ve profesyonelleri buluşturan etohum, 2010 yılında yatırım yapılacak 15 yeni internet girişimcisini açıklıyor. 30 Ocak 2010 Cumartesi günü Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampusu Fazıl Say Salonu’nda düzenleyeceği hafta sonu toplantısında etohum, 2009 yılında aldığı 1000’in üzerinde başvuru arasından destek vereceği 15 tanesini duyuruyor.
Zorlu bir seçim sürecinden sonra 150 kişiyle yüz yüze görüşmeler yaparak 40 kişilik bir ön liste hazırlayan etohum, “yatırım yapılabilecek internet girişimcisi” unvanı alacak 15 adayı, 16 ve 17 Ocak tarihlerinde tecrübeli internet girişimcilerine yapacakları sunumlar doğrultusunda seçiyor. Yatırım yapılabilecek 15 adayın açıklanacağı 30 Ocak toplantısına ayrıca, Airties Yönetim Kurulu Üyesi Ziya Boyacıgiller, Sobe Kurucusu Mevlüt Dinç ve Biletix.com kurucuları Ali Abhary ve Dave Dorner da konuşmacı olarak katılıyor.
etohum’un destekleyeceği adaylar ise şubat ayında Rixos Hotels sponsorluğunda ve Antalya’daki Rixos Premium Belek’te düzenlenecek 4 günlük etohum Girişimcilik Kampı’na katılacaklar. Kampta, iş planı oluşturmaktan yatırımcılara sunum yapmaya kadar birçok bilgi girişimcilerle paylaşılacak.
Toplantı programı ise şöyle:
10:00 – 10:30 Kayıt ve Kahve
10:30 – 11:00 etohum Hoş Geldin 2010 Konuşması – Burak Büyükdemir (etohum Kurucusu)
11:00 – 12:00 Ziya Boyacıgiller (Airties Yönetim Kurulu Üyesi)
12:00 – 13:00 Yemek Arası
13:00 – 14:00 Mevlüt Dinç (Sobee Kurucusu)
14:00 – 14:15 Kahve Arası
14:15 – 15:15 Ali Abhary ve Dave Dorner (Biletix.com kurucuları)
15:15 – 15:30 Kahve Arası
15:30 – 16:00 etohum 2009 Adayları ve Gelişmeler
16:00 – 17:00 etohum 2010 Adayları Tanıtımı
17:00 Kapanış
etohum etkinlikleri hakkında bilgi almak ya da toplantılara katılmak için www.etohum.com adresine girilmesi yeterli oluyor.
2009 yılında ABD’ye yaptığım bir yolculukta Lufthansa hava yolları ile uçmuştum. Çok rahat ve konforlu bir uçuştu. Tabi ki burada uçuşu anlatmayacağım. Her ne kadar yeni görmemiş olsam da bu sefer dikkatimi çeken bir iyileştirme var. Aşağıda gömülü resimlerden göreceğiniz gibi koltuğun başlığı çok rahattı. Başlığın sağ ve sol kanatları neredeyse 90 dereceye kadar katlanabiliyor. Bu sayede kafanızı sıkıştırmadan belli bir darlık belirliyorsunuz ve uzun otobüs yolculuklarında sürekli gördüğümüz manzaralar engellenebiliyor.
Tabi ki otobüs fabrikası kurmayalım. Bu koltuk başlıklarını özel üretelim. Bugün ubak’dan (Ulaştırma Bakanlığı) baktığım verilere göre Otobüsle şehirlerarası tarifeli yolcu taşımacılığı yapan firma sayısı 418′dir. Son kullanıcının otobüs bileti alma alışkanlığını değiştirir mi bilemiyorum bu koltukbaşları ama en azından daha rahat bir seyahat geçirmesine yardımcı olacağı kesindir.
Uçaktayken çektiğim örnek resimler albümdedir.
Belki de zaten böyle başlıklara sahip otobüslerimiz vardır. Pazar araştırması veya derinlemesine inceleme yapmadım. Varsa bildiğiniz lütfen yorumlarda paylaşınız.
Geçtiğimiz günlerde bir pazar günü Ömer Ekinci beni aradı. Bir süredir takip ettiğim ve çok güzel yazılar okuduğum Geliştrend.com bloguna bir de TV özelliği eklemiş. İşini geliştiren insanlarla 10 dakikalık söyleşiler yapıyor. Yapılan söyleşileri de yine geliştrend.com adresinde yayınlanıyor. Uğur Özmen hocamın şu tavsiyesine de link vermeden duramayacağım. Ömer ile kısa bir çekim yaptık ve çok kısa zamanda da bunu sitede yayınladı. Yapılan söyleşiyi izlemek için bağlantıya tıklayabilirsiniz.
http://www.gelistrend.com/gelistrendtv-is-yonetimi-sadik-kocabasanin-genc-girisimcilik-hikayesi/
![]() |
| Kimden kocabasa.com |
20
Kadir Has Üniversitesi’nde kendi işinin patronu olma üzerine söyleşi
0 Comments | Posted by admin in sadık, İş hayatım
Geçtiğimiz haftalarda Kadir Has Üniversitesi, Young CEO Club aracılığı ile beni ve Chocnette’nin ortaklarından Kadir Karagöz’ü Üniversiteli iken patron olmak konulu panele davet ettiler. Yaklaşık 30 kişinin katıldığı panel oldukça keyifli geçti. İlk önce ben yaptığım işin kuruluş aşamasındaki zorluklarını anlattım. Daha sonra Kadir anlattı. Her ikimizin de yaptığı iş ve sektör oldukça varklı olmasına ramen yaşanılan zorluklar denkti. Kadir de defalarca hata yapmıştı, ben de. Oldukça başarılı bir girişimci olarak gördüğüm Kadir’in hikayesini kendi ağzından dinlediğimde daha önceden duyduğum bir söz aklıma geldi. Türkçe’ye çevirmeyeceğim. Being successful is just like being pregnant; everyone congratulates you, but no one knows how many times you have been f*cked. Yaklaşık 25 dakika konuştuk ve sonrasında üniversiteli arkadaşlarımızın sorularını cevapladık. Oldukça keyifli geçen bu gün için Kadir Has Üniversitesi öğrencilerine teşekkür ederim.
Bilindiği üzere etohum girişimleri 31 Ocak’da açıklanmıştı. Sunumax da 11 girişimden biri olarak seçilmişti. 8 Ay geçti ve yeniden etohum seçmeleri başladı. Etohum deneyimimi yazmak istedim bu sayede yeni katılacak firmaların kafalarındaki soruları cevaplayabilirim diye düşündüm.
Etohum bana ve Sunumax‘a çok şey kattı. Kattıklarından ilk etapta aklıma gelenleri sıralamak isterim.
etohum toplantıları
İki haftada bir düzenlenen toplantılarda onlarca yeni kişiyle tanıştım. Tanıştığım kişilerden çok şey öğrendim, bu kişilerle sohbet etmekten büyük zevk aldım. Bu kişilerden bazıları Ömer Ekinci, Devletşah, Müge Cerman‘dı (angel advisor)… Sunumax’ın logo ve tasarımını yapan Burak Dönertaş ile de bir etohum toplantısında tanışmıştım. Etohum toplantılarının bazıları da maçkolik’de yapıldı. Maçkolik’de o güzel yemekleri yarı fiyatına yemek bile büyük zevkti. Maçkolik’e de teşekkür etmek boynumun borcudur. Etohum toplantılarının birinde de eticaret dünyasının önemli ismi Prof. Dr. Şule Özmen ile tanıştım ve Şule Hocam Sunumax’a kitabında yer verdi. Bu yakın zamanda beni en çok mutlu eden olaylardan biriydi.
etohum.tv
etohum’un televidyon.com altyapısını kullanan bir web tv kanalı var. Yaptığım işleri ilk anlatmam için orada mikrofon uzatmıştı Burak Hoca. O dönemde etohum şirketi değildim bile. Sadece o video bile birkaç müşteri bulmam için yeterli olmuştu. Daha sonradan Cem KOCABAŞA (kardeşim) ile maçkolik’de yaptığımız bir söyleşi de yine etohum.tv de yayınlanmıştı. Bunlar insanlık için küçük ama işine dört kolla sarılan genç girişimciler için büyük adımlardır.
İlgili videolar:
http://televidyon.com/p/460/sadik-kocabas-ile-sunumaxcom
http://televidyon.com/p/962/kocabasa-kardeslerin-sunumax-hikayesi–1
http://televidyon.com/p/963/kocabasa-kardeslerin-sunumax-hikayesi–2
http://televidyon.com/p/791/2009-etohum-15-internet-girisimcisi
etohum kampı
etohum firması olarak seçildikten sonra sektörün bilinen isimleri bizlerden karşılık beklemeksizin haftasonlarını ayırdılar. Uğur Özmen, Savaş Şakar, Nevzat Aydın, Ali Karabey gibi isimler vardı. Her birinden farklı farklı önemli şeyler öğrendim. Aklıma gelenlerden birini paylaşayım. Savaş Bey iş yaparken planlamanın önemini ve atıl kaynakların değerlendirilmesinden bahsediyordu. Verdiği örnek: İş kuleler yapılırken yüklenici firma 4. Leventteki şantiye sahasının %70 gibi bir bölümünü otopark olarak değerlendirdiğini, İnşaat sahası çevresini de reklam bannerleri için kiraya verdiğini anlattı. Bunun üzerine ofisime gider gitmez ilk yaptığım şey stüdyomun boş olduğu zamanları belirlemek ve o zamanlarda stüdyoyu kiraya vermek oldu. Sadece stüdyo kirasından ciddi rakamlar kazanmıştım. Bu fırsatla Savaş Bey’e teşekkür etmiş olayım. Sadece bu kamp bile para ile satın alınamayacak bir deneyimdi.
Etohum kampı için:
http://televidyon.com/p/927/etohum-kampi/
Etohum sunumu
Her firma bir gün sunum yapıyordu. Bizim sunumumuza da yaklaşık 50 kişi izlemeye gelmişti. Bu yaptığımız işleri doğru kişilere anlatmak için büyük bir fırsattı. Sunumumuzdan hemen sonra bile birkaç iş bağladığımı hatırlıyorum. Böyle ortamlar startuplar için bulunmaz fırsatlardır.
Sunumumuzun daveti de bu şekildeydi:
http://www.etohum.com/5-mart-persembe-maksimum-sunum-sunumaxcom
Üniversitelerde etohum panelleri
Yaptığımız işleri sadece yatırımcılara ve sektörden kişilere değil aynı zamanda üniversite öğrencilerine de anlattık. Öğrencilerden gelen sorular işimizi daha da geliştirmemizi sağladı.
Yatırımcı firmalar ile buluşma
Süreç boyunca 4 büyük yatırımcı firma ile etohum çatısı altında buluşma fırsatı yakaladım. Ama şirket satın alma veya satma durumları çok zor kararlardır. Hala bir birleşme olmadı ama bu süreçleri yaşamak bile bir deneyimdir.
Yorumlar kısmında her türlü sorunuzu cevaplamaya hazırım.
İş fikridir: Twitter’da bir bilgi yarışması için hesap açılır. Kayıtlı olanlara rastgele saat aralıkları ile günde 5 tane bilgi yarışması sorusu gelir. Bunlara doğru cevap verenler puanlar toplar. Hafta sonunda herkesin puanı toplanır. Birinci olan kişi haftanın hediyesini alır. Örnek puanlama: Doğru cevabı veren ilk kişi 20 puan alır. Doğru cevabı veren her kişi 3 puan alır. Cevap veren her kişi 1 puan alır.
Ancak 10 binlerce kişi üye olduğu zaman nakite dönmeye başlar. İşte o zaman sponsor sorular sorulmaya başlar günde bir sponsor soru sorulur. Örn: Toyota’nın Türkiye pazarı için hazırladığı en küçük binek araba modelinin adı nedir? Bu sponsor soru satılır.
Üye sayısı arttıkça verilen hediyeler de nicelik ve nitelik olarak artmalıdır.
İş dünyasında eğer belli arkadaş çevrenizin takılacağı bir Cafe açmayacaksanız, 100 bin dolar üzeri araba, veya üst segmentte ev satmayacaksanız herkesin fikrini almanız gerekebilir. Taksiye bindiğinizde çantanızdan dergiyi çıkarıp okumaktansa taksiciyle laflamanız her zaman faydalı olacaktır. Zaten taksiciler de bunun için dünden razılardır. Sadece “Piyasalar da çok durgun… Senin işler nasıl?” veya “Taksi plakaları baya düşmüş, doğru mu? Var mı öyle birşey?” Demeniz yeterli.. bir iki dakika o birşey anlatır sonra siz sorun o cevaplasın. Unutmayın doğru cevaplar beklemiyoruz sadece halkın görüşünü toplamak istiyoruz bu konuşmalarda. İşinin ehli bir taksicinin veya berberin fikrinin olmadığı bir konu yoktur. Kesinlikle öğreneceğiniz birşeyler vardır.
Bu sabah şimdiye kadar girdiğim en önemli toplantılardan birine girdim. Yaklaşık bir hafta önceden takvimler planlandı ve 30 Haziran saat 09.30 olarak sözleşildi. Holding en büyüklerden biriydi ama toplantı gündeminden bahsetmem uygun olmaz. Sabah toplantım var diye yapacağım sunumu dün gece 2 ye kadar tekrar ettim, detaylara indim diğer katılımcıları araştırdım. Günün planını yaparken de basit bir hesap yaptım. Evimle gideceğim yerin arası 40 km, 07.30 da yola çıkarsam, 08.45 de orada olurum, kahvaltımı yaparım dinlenirim diye planladım.
Olmadı! Saat 07.50′de Kavacık Kavşağı’ndaydım. Saat 08. 30′da da Kavacık Kavşağı’ndaydım. Saat 09.30′da da Kavacık Kavşağı’ndaydım. Ancak 10.15′de Holding binasına gelebilmiştim. Gecikeceğimi telefonda haber vermiştim ama yinede yediremedim kendime.
İstanbul’da bir toplantıya yetişmek için 3 saat önce mi yola çıkmalıyım? Motorsiklet mi almalıyım? Belki de iş yerimden, evimden çıkmamalıyım.
26
TRT Bilişim Rüzgarı Sunumax söyleşisi
0 Comments | Posted by admin in Basında, Sunumax, sadık, İş hayatım

